hürriyet

Her ne kadar kendinden önce birtakım başka örnekler olsa da, dünyanın ilk ‘roman’ı olarak Don Kişot kabul edilir. Cervantes’in La Manchalı asilzadesi, okuduğu şövalye kitaplarından fazlasıyla etkilenir ve onlar gibi kahramanlıklar peşine koşan romantik bir şövalye olmaya karar verir. Aslında Cervantes’in romanı ve bilhassa kahramanı birçok açıdan değerlendirilebilir ve değerlendirilmiştir de. Cervantes’in aktardıkları ve Don Kişot’un yaşadıkları, anlattıkları, yaptıkları farklı dönemlerde, farklı kahramanlar aracılığıyla yeniden karşımıza çıkar. Buna Türk edebiyatında da sıkça tesadüf ederiz. Ersan Üldes de bu noktadan hareket edip, Türk edebiyatındaki ‘On’ Kişot’u inceliyor. Tanzimattan bugüne, Ahmet Mithat Efendi’den Murat Uyurkulak’a uzanan bir çizelgede Çengi, Araba Sevdası, Fahim Bey ve Biz, Murtaza, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Tehlikeli Oyunlar, Gaib Romans, Yalan, Hâl ve Zaman Mektupları, Har romanlarını ve tek tek onların Don Kişotvari kahramanlarını ele alıyor. Budalalıkları, inandıkları yalanları, boşa kürek çekmeleri, bulundukları çevrenin en ‘saf’ insanı olmaları ve daha nice ortak özelliğiyle Türk edebiyatının On Kişot’unu olağanüstü bir gözlemle inceliyor Ersan Üldes.

Çağlayan Çevik